Pages

Ads 468x60px

7.13.2013

Şifa, enginarın kalbinde!


Enginar aslında olgunlaşmamış bir çiçek tomurcuğudur. Olgunlaşmasına izin verilmeden enginardan faydalanmamız gerekir. Diyetisyen Çağlayan Şahin, enginarın bilinmeyen faydalarını anlattı.
Enginarın tam ortasında herkesi rahatsız eden, yenmeyen tüylü diken benzeri bir doku vardır. Eğer izin verilirde olgunlaşırsa çiçeğe dönüşen işte bu dokudur. İçerisinde ‘enginarın kalbi’ denilen bir yer vardır. Etrafındaki yapraklar ve tüylü doku çıkarıldığında bu kalbe ulaşılır ve en dişe dokunur yeri bu kısmıdır. Yapraklarının da uygun bir pişirme yöntemiyle tüketimi mümkündür.
Besin değerine bakıldığında kalori anlamında bizi çok zorlamayacak bir besin olduğunu da görüyoruz. Bir büyük enginarın kalorisi 25 kalori civarındadır ve eser miktarda yağ içerir. İçerisinde 170 mg potasyum, bol miktarda c vitamini, folat, magnezyum ve posa vardır.
Kolesterol ve enginar
Enginar, karaciğerdeki safra salgısını destekleyerek kolesterol atımını artırır ve karaciğerin kolesterol üretimini azaltır. Enginarın hoş acı tadını veren ve genellikle yapraklarında yoğunlaşan “cynarin”in ise 1970’lerde kolesterol düşürdüğü keşfedilmiştir. Ayrıca yine içerisinde bulunan “luteolin” adı verilen maddenin kötü kolesterol olarak da bilinen LDL kolesterolü düşürdüğü bazı araştırmalarla desteklenmiştir.
KOLESTEROL DENGELEYİCİ ENGİNAR İLE LEZİZ BİR YEMEK. ZEYTİNYAĞLI ENGİNAR TARİFİ İÇİN TIKLAYIN!
İrritabl barsak sendromu ve enginar
Enginar yapraklarının irritabl barsak sendromu yaşayan kişilerde hastalığa bağlı belirtileri azalttığı görülmüştür. 208 kişi üzerinde yapılan bir araştırmada enginar yaprak ekstresinin irritabl barsak sendromu tedavisinde olumlu sonuçlar verdiği görülmüştür.
Karın ağrısı ve enginar
Hazımsızlık ve karın ağrısıyla seyreden dispepsi rahatsızlığı, genellikle safra kesesinden
salgılanan safranın yetersiz salgılanmasına bağlanır. Yapılan araştırmalar enginar yaprağı ekstresinin bu salgıyı uyardığını göstermektedir.
Karaciğer fonksiyonları ve enginar
Enginar bitkisi devedikeni ailesindendir. Bu aile genel olarak karaciğer ve safrakesesinin korunmasında çok etkilidir. Karaciğerin vücudu temizlediğini düşünürsek, bu bitki de karaciğeri toksin ve enfeksiyonlardan korumaktadır. Bazı Akdeniz ülkelerinde enginar yaprağının suyu şarap veya suyla karıştırılarak kullanılmaktadır.
Diyabet ve enginar
Enginar, şeker hastalarında kan şekerini dengelemede büyük yardımcıdır. Enginarın içerisindeki inulin formundaki karbonhidratın etkisinin görülebilmesi için taze olması tek şarttır.

6.06.2013

Selülitten kurtulmak için yapılması gerekenler

Dr. Cafer Abbasoğlu, yaz aylarında nasıl denize gireceğini, nasıl rahatça etek giyeceğini' düşünen bayanların zahmetsiz bir yöntemle selülitlerinden kurtulduğunu söyledi.


Selülitin bayanlarda hiç de azımsanmayacak oranda görülen, cilt altında yağ hücrelerinin artıp bağ doku bantlarının deriyi germesiyle meydana gelen bir dolaşım bozukluğu hastalığı olduğunu ifade eden Dr. Cafer Abbasoğlu, cilt altı bölgede oluşan sertleşme sonucu portakal pütürü gibi gözüken selülitlerin özellikle kalça çevresi, üst baldır, alt baldırda oluştuğunu söyledi. Abbasoğlu, ayrıca vücuttan atılmayan toksin, yağ ve fazla suyun cilt altında sıkışmasıyla oluşan bozuk görüntünün dolaşım bozukluğundan kaynaklanan bir rahatsızlık olduğunu kaydetti. Abbasoğlu, selülitin oluşumunda etkili olan sebepleri ise şöyle sıraladı: "Yanlış beslenme, hormonal ve kalıtımsal nedenler, kronik kabızlık, doğum kontrol hapı kullanımı, alkol tüketimi, karaciğer disfonksiyonu, ruhsal problemler, gebelik ve dolaşım bozukluklarıdır."Selülitin şişman ya da zayıf ayrımı yapmaksızın ergenlik döneminden itibaren hormonal değişikliklerin etkisiyle her yaş grubunda ortaya çıkabilen yağ hücrelerinin deformasyonuyla ilgili bir sağlık sorunu olduğunu kayden Abbasoğlu, "Ancak, alınabilecek bazı önlemler selülit oluşumunu engelleyebilir. Bol su içmek, vücudun sıkılaşmasını sağlayarak dolaşımı hızlandırmak için düzenli spor yapmak, sigara ve alkol kullanmamak, stresten uzak durmak, düzenli ve sağlıklı beslenmek, tuz, şeker ve kafeinden uzak durmak, bol protein tüketmektir." Sıralanan önlemlerle selülitten büyük ölçüde uzak durmak mümkün olmasına rağmen yine de selülitle tanışmayan bayanın yok denecek kadar az olmasının sorunu çözecek farklı yöntemleri de beraberinde getirdiğini ifade eden Dr. Abbasoğlu, günümüzde basınç terapi, vakum terapi ve mezoterapi gibi farklı yöntemlerin uygulandığını ancak en zahmetsiz ve bilinçli yöntem olarak sklero-sellüloterapinin çirkin selülit görüntüsünü büyük ölçüde ortadan kaldırdığını söyledi. Dr. Abbasoğlu sözlerini şöyle tamamladı. "Ortalama 15 dakika gibi kısa bir sürede uygulanan tedavide kişinin cilt yapısına göre seçilen sklerozan ve cildin tanımlanmasına göre seçilen hipertonik solüsyon karıştırılarak köpük şeklinde büzüştürücü ilaçlar damar içine verilerek, damarların büzüşme yapıp kapanmasını sağlar. Özellikle üst baldırda ve kalça çevresinde damar içinden cilt altına ve damar çeperinden çevre dokuya dağılarak selülit kümelerini etkiler, böylece selülit görüntüsünü büyük ölçüde yok eder. Uzman hekim tarafından tek seanslık işlem sonucunda komplikasyonsuz, uzun süren diyet ve uygulamalara gerek kalmadan, bayanların yüzünü güldüren bu yöntem uygun maliyetinden ötürü de son yıllarda selülit tedavisinde en çok tercih edilen yöntem olma özelliğini koruyor."
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Sayfamızı Beğenmenizle
Mutluluk Duyarız