Pages

Ads 468x60px

2.11.2012

Bayramda kırmızı ete ağırlık vermeyin

Bayramda kırmızı ete ağırlık vermeyin
kurban bayraminda kirmizi et
Kurban Bayramı sofralarında kırmızı etin yanı sıra sebze yemekleri, salata ve meyvenin de tüketilmesi öneriliyor.
Beslenme ve Diyet Uzmanı Özlem Sert, bayramda nasıl beslenilmesi gerektiğini ve kırmızı et tüketiminde dikkat edilmesi gerekenleri anlatıyor;:

Bayramda kronik rahatsızlığı olanların nelere dikkat etmesi gerekiyor?
 "Bayramlarda psikolojik olarak daha fazla yemek yenmesi hissi vardır, ağır ve aşırı yemek yenmesi halinde sindirim zorlukları, gaz sıkıntısı, hazımsızlık, mide bulantısı ve ani tansiyon yükselmesi gibi rahatsızlıklar görülebiliyor.
  Kalp, şeker, tansiyon hastalarının normal beslenme düzeninin dışına çıkmamaları gerekir."
  
Kırmızı et tüketimi nasıl olmalı, nelere dikkat edilmeli?
  "Kurban Bayramı'nda kırmızı et tüketimi artar ve her türlü yemek içinde kullanılır. 
Kesilen et dinlendirilmeden tüketildiği için sindirimi de zor olur. Fazla tüketildiğinde ise midede şişkinlik, hazımsızlık gibi sıkıntılara neden olabilir. 
Etin kesildikten sonra bir-iki gün buzdolabında dinlendirilmesi pişme süresini azaltır ve sindirimi kolaylaştırır. Kolesterolü yüksek olanlar, kalp ve böbrek hastalarının fazla kırmızı et tüketmemeleri gerekir. Kırmızı etteki doymuş yağ oranının fazla olması kalp damar sağlığını tehdit edici olabilir. Tüketilecekse de ızgara, buğulama veya haşlama olarak ve yanında sebze yemeği ve salata ile tüketilmelidir."
              
Etin kesimi ve pişirme yöntemleri nasıl olmalı?
 "Hayvanın kesim yerinin temiz olması çok önemli, hem ortamdaki hem de ciğer, bağırsak, böbrek gibi sakatatlardaki parazitler insan sağlığı için tehdit oluşturmaktadır. Bu nedenle çok iyi temizlenmeleri gerekir. Pişirme derecesi de çok önemli çünkü iç kısmı çiğ kaldığında etteki mikroorganizmaların kişiye geçmesi mümkün. Izgaradan ziyade haşlama olarak tüketilmesini öneririm."
              
Bayramların vazgeçilmezi olan tatlıları nasıl tüketelim?
 "Özellikle bayram sonrasında hastanelere başvuran kişilerde gözlemlenen, şeker seviyesinin yükselmesidir. Tatlıların kalori düzeyi yüksek olduğu için kilo alımına neden olabileceği de gözönünde bulundurulmalı. 
Şekerli, yağlı hamurlu tatlıların ve çikolatanın fazla tüketilmesi hipertansiyon, kalp ve damar hastalıkları ile diyabete zemin hazırlamakta ve diş sağlığını olumsuz etkilemektedir. Ziyaretlerde ikram edilen her tatlıyı kabul etmeyerek, aralarında en hafif olan sütlü ve meyveli tatlıları tercih etmek sağlıklı bir seçim olacaktır."
  
Bayram sofrasında neler bulunmalı?
 "Bütün ailenin birlikte olduğu ender zamanlardan biri olduğu için türlü türlü yemekler yapılır. Kurban Bayramı'nda sofrada illaki kırmızı et olacaktır ama önemli olan nasıl yapıldığı. Kavurma veya kızartma yöntemiyle pişirilen etin hem sindirimi zor hem de vitamin, mineral kaybı olacağı için mümkün olduğu kadar tüketilmemesi gerekir.
Izgara veya haşlama etin yanında bol yeşil ve limon soslu, az yağlı salata veya sadece etli sebze yemeği doğru seçenek olacaktır. Sebze ve salatada bulunan lifler, kırmızı etteki doymuş yağın vücuttan dışarı atılmasını sağlayacak ve vücuda yapacağı toksik etkileri azaltacaktır. 
Çorba mide hacim kapasitesini artıracağı için yemeğe çorba ile başlanmalı. 
Pilav, makarna, börek mümkün olduğunca az tüketilmeli. Yoğurt sindirimi kolaylaştırdığı için yemeğin yanında ayran, cacık olarak tüketilmeli. Tatlı olarak da sütlü tatlılar tercih edilmelidir."

Bayram öncesi ve sonrası nelere dikkat edilmeli?
 "Kahvaltı günün en önemli öğünüdür, kesinlikle atlanmamalı ama aşırıya da kaçılmamalı. Kahvaltıda C vitamininden zengin olan domates, sivribiber, maydanoz tüketilmeli. Sıvı alımına dikkat edilmeli ve günde ortalama iki litre su içilmeli. Öğünler atlanmamalı, az az ve sık sık beslenmeli.Posadan zengin sebze ve meyvelere ağırlık verilmeli, günde sekiz porsiyon sebze, üç porsiyon da meyve tüketilmeli. Yemeklerin pişirilme yöntemlerine dikkat edilmeli, etin fırınlanmış, ızgara veya haşlama, sebze yemeklerinin ise az ve sıvı yağlı olarak tüketilmesine dikkat edilmeli. Yiyecekler birbirine fazla karıştırılmamalı.Bayramın ardından midenin dinlenmesi için bir öğün sadece çorba ve salata, diğer ana öğünde ise etli sebze yemeği yenmeli.Çay, kahve, kola gibi kafeinli içecekler fazla tüketilmemeli. Bitki çaylarından özellikle rezene çayından destek alınmalı.Tokluk hissinin 20 dakikada hissedilmesinden dolayı yemekler yavaş yavaş yenmeli."

Dyt. Özlem Sert Aydın
http://www.ozlemsert.com

Kansızlık göz ardı ediliyor

Kansızlık göz ardı ediliyor
kansizlik tedavisi
En fazla genç kadın ve çocuklarda demir eksikliği olarak görülen kansızlık, diğer hastalıklarla karıştırılması nedeniyle genellikle göz ardı ediliyor. 
Kandaki alyuvar veya alyuvarlara renk veren hemoglobin sayısındaki azalma, kansızlık olarak adlandırılıyor.
  
Hemoglobinin üretilmesinde gerekli olan demir, besinlerle yeterli miktarda alınmazsa hastalığın oluşmasına zemin hazırlıyor. 

Hemoglobin miktarı ne olmalı? 
"Hemoglobin miktarı erkeklerde 13 g/dL, kadınlarda 12 g/dL, altı ay ile altı yaş arası çocuklarda 11 g/dL nin, 6-14 yaşlarda 12 g/dL nin altındaysa kişi anemik kabul edilir. 
  
Beslenmenin yanı sıra kişide karaciğer, böbrek rahatsızlıkları ve kanser gibi ciddi hastalıklarda görülen iç kanama varsa demir eksikliği kansızlığın nedeni olabilir."
  
Kansızlığın belirtileri nelerdir?
  
"Halsizlik, yorgunluk, soluk bir cilt, asabiyet, uykusuzluk, konsantrasyon eksikliği, saç dökülmesi, tırnaklarda incelme görülebilir. 
  
Dünya nüfusunun yüzde 30'unda görülen kansızlık ileri derecelerde elde ve ayakta karıncalanma, depresyon, çarpıntı, kulak çınlaması gibi yakınmalara neden olur. 
  
Özellikle kış aylarında el ve ayaklarda üşüme ile kendini gösterir. Bu tip şikayeti olanlar en yakın bir zamanda hematoloğa başvurmalıdırlar.
  
Eğer kansızlık demir eksikliğinden oluşuyorsa ağız kenarlarında ve dilde yaralar, tırnaklarda çatlaklar, toprak, buz ve kirece karşı istek olabilir. 
  
Folik asit eksikliğinden kaynaklı ise depresyon, ishal, şiş bir dil olabilir. B-12 vitamini eksikliğinden oluşuyorsa da kilo kaybı, depresyon, hafif renk körlüğü, duyu kaybı ve kararmış bir cilt görülebilir."
  
Kansızlık nasıl tedavi edilir?

"Tedavide öncelikle kansızlığa sebep olan unsurları öğrenmek gerekir. Fazla adet kanaması veya hemoroid kanaması varsa tedavi edilmelidir."

Beslenmeye bağlı olan bir durumsa dikkat edilmesi gerekenler:

Kırmızı et, karaciğer, balık, yumurta sarısı,  kurubaklagiller, kuru üzüm, kuru incir, yeşil yapraklı sebzeler, ayçekirdeği, fıstık, ceviz, badem, soya fasülyesi demirden zengin yiyecekler tüketilmeli Demir emilimini artıran C vitamini alınmalı. Öğünlerde ana yemeklerin yanında domates, maydanoz, sivri biber, marul içeren limonlu salata tercih edilmeli İçinde bulunan laktik asit demirin vücutta depolanmasını kolaylaştırdığı için yoğurt tüketimi artırılmalı Demir emilimini azaltan besinler fazla tüketilmemeli. Çay, kahve, kola, sigara, alkol ve kepekli ekmek. Yemekten en az yarım saat sonra çay veya kahve tüketilmemeli Sebzelerin haşlama suyu atılmamalı Sebzeler mümkün olduğunca az suda veya düdüklü tencerede pişirilmeli 

Dyt. Özlem Sert Aydın
http://www.ozlemsert.com
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Sayfamızı Beğenmenizle
Mutluluk Duyarız